Anayasayı Değiştirmek

Zaman zaman Anayasamız’ın değiştirilmesi gerektiği söyler birileri; biz vatandaşlar da gazetelerden okuruz bu söylenenleri. Bazen ufak, bazen kapsamlı değişikliklerden bahsedilir. Ufak tefek değişiklikler de yapılır ara sıra.

Ben otuz yaşındayım. İlkini hatılamasam da tümüyle farklı iki anayasa döneminde büyüdüm. Babam üç anayasa görmüş. Dedem? Beş herhalde.

Anayasa nedir, diye düşündüm bir an. Bilemedim pek. Google’a yazdım sorumu; gelen ilk sayfaya baktım. Şöyle diyor üç akademisyen yazdıkları bir yazıda:

Anayasa, devletin temel yapısını, örgütlenişini, işleyiş kurallarını gösteren ve kişilerin haklarını güvence altına alan üstün hukuk kurallarından oluşur. (http://www.anayasam.org/anayasanedir.html)

Bizim devletimizin temel yapısı, örgütlenişi, işleyiş kuralları, temel hak ve özgürlükler sık sık değişmediğine gore neden anayasalarımızı bu kadar sıklıkla değiştirme gereği görmüşüz ki? Bilemedim doğrusu.

Az evvel CNN’de Larry King’in eski ABD başkanı Bill Clinton ile söyleşisine denk geldim kanallar arasında zıplarken. Amerikan Anayasa Mahkemesi üyeliklerine atamalar hakkında konuşuyorlardı. Clinton, başkaca şeyler arasında, şöyle bir laf etti:

… what you really want is somebody who’s smart and has good values and desperately loves the country, believes in the Constitution and the Supreme Court as an institution…
(http://transcripts.cnn.com/TRANSCRIPTS/0510/02/lkl.01.html)

Yani, “Anayasa Mahkemesi’nde akıllı, iyi değerlere sahip, ülkesini sonderece seven, Anayasa’ya ve Anayasa Mahkemesi’ne sistemin temel taşı olarak inanan bir adam istenir”, dedi.

Aklım “inanmak” sözcüğüne takıldı.

Biz ya sistemin temel taşı olacak bir anayasa yazamamışız ya da yazdıklarmıza bir türlü inanıp güvenememişiz demek ki. Zaten önceleri bir anayasa mahkememiz bile yokmuş ya. Ne kadar da önemli bir şey insanların tabi oldukları anayasaya inanmaları, güvenmeleri. O güven sarsıldı mı bir kere sürekli anayasayı değiştirmek istiyor insan, taki o güven ilişkisi tekrar kurulana kadar.

Eski Amerikan Başkanı anayasaya güvenmenin öneminden bahsediyor. Ülkemizde ise anayasalar eleştiriliyor sürekli, yıkıp yeniden yapmaktan bahsediliyor. Neden acaba? Ne zaman Anayasamız’a inanıp güveneceğiz ya da ne zaman Anayasamız’ı inanılıp güvenilecek düzeye getireceğiz? Ve nasıl tabi?

Ertuğrul Akçaoğlu