Basiretli Tacir

Az evvel Radikal’de okudum şu haberi. Başında AA yazdığına göre asıl kaynak Anadolu Ajansı belli ki:

AA – ANKARA – Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci, Avrupa Birliği müzakereleri ile ilgili tartışmaların Erdemir ihalesinde moralleri bozabileceğini söyledi. Kilci, son dönemdeki özelleştirme uygulamalarında usul veya hukuk yönünden hataları olmadığını belirtirken, “İhaleye katılacaklar açısından moraller farklı olacaktır. Bunun fiyatlara ne ölçüde yansıyacağını kestirmek mümkün değil. Önemli olan Erdemir’in iyi bir şirket oluşu” dedi.

Uzun bir konuşmadan yapılmış küçük bir alıntıya bakarak yorum yapmak doğru değil belki ama gene de aklımdan geçeni söyleyeyim: İşini bilen bir tacir, satmaya çalıştığı malın alıcılarının morallerinin bozuk olabileceği ve dolayısıyla mala düşük fiyat teklif edebilecekleri beklentisi içinde olduğunu ulu orta söyler mi yahu? Bunu duyan işini bilen bir alıcı, satıcının bu beklentisinden istifade etmez mi acaba?

Fakültedeyken Ticaret Hukuku dersinde bize ‘basiretli tacir’* diye bir hukuk kavramı öğretmişlerdi. Neydi acaba, tam hatırlayamadım(!) Eğer Özelleştirme İdaresi’nin sayın hukukçularına sorsam hatırlar, hatırlatırlar mı? E ne de olsa neticede sattıkları benim malım; sormak hakkım sanırım.

* TTK.md.20/2: “Her tacirin,ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır.” “Basiret” kelimesini TDK şöyle tanımlıyor: Doğru görüş, uzağı görüş, seziş, uyanıklık, anlayış, kavrayış, dikkat, sağgörü.